

Pastel, adını hem sanatın en yumuşak ve renkli malzemelerinden biri olan pastel boyadan, hem de çocukların hayal dünyasındaki o sıcak ve tatlı renklerden alıyor.
Pastel boya, 15. yüzyıldan bu yana sanatçıların en sevdiği malzemelerden biri oldu. Leonardo da Vinci’den Edgar Degas’ya kadar pek çok usta ressam, pastel ile eserlerine hayat verdi. Çünkü pastel, hem saf ve canlı renkler sunar, hem de sanatçının elini en doğrudan hissettiren araçlardan biridir. Bu yüzden “Pastel” ismi, bizde doğallığı, yaratıcılığı ve renkliliği simgeliyor.
Ben yıllardır ilüstratör olarak çizgilerimle, renklerimle ve hikâyelerimle yaşayan biriyim. Sanat benim için sadece bir meslek değil, çocukluğumdan beri dünyayı anlama ve anlatma biçimim oldu. Anne olduktan sonra ise çizgilerime yeni bir anlam eklendi: Çocukların gözünden bakabilmek, onların hayal gücünü besleyen işler ortaya koymak.
Pastel Çocuk, bu yolculuğun bir parçası olarak doğdu. Amacım; çocukların hem eğleneceği hem de keşfedeceği, boyarken öğrenip oynarken düş kuracağı bir alan yaratmak. Renkleriyle dünyayı keşfeden, küçük ellerin hayallerine dokunan bir dergi…
Pastel, bizim için sadece bir isim değil; tarihsel köklere sahip, sadelik, yaratıcılık, oyun ve sevgiyle büyüyen bir dünya.